Er-Rufai.Net Yeni Nesil Dini Paylaşım Platformu
Üyelik Giriş Yap | Üye Ol | Şifrem Neydi | Canlı Destek Facebook
A DEN Z YE BİLGİLER
A DEN Z YE BİLGİLER

A dan z ye lekelere karşı pratik çözümler

Alçı lekesı

Ilık sirkeye batırılmış bir bezle silin.

Alkol lekesi

Cilalı ahşap üzerinde: lekeli yerleri bir mantar tı pasıyla silin veya terebentinle ıslatın, sonra parlatın.

Masif ahşap üzerinde: eter veya benzinle temizleyebilirsiniz. Leke çok inatçıysa, çakmak benzinini

deneyiniz.

Altın temizligi

Bir litre suya 15 gr. Sabun rendesi ve 100 gr. Amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın

yalarınızı bu karışımın içinde 1/2 saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla çalkalayın ve bir deri

parçasıyla temizleyin.

Alümınyum temizliği

Kimi zaman alüminyum kaplarımız kirlenir ve lekelenir (özellikle bulaşık makinasında yıkadıktan sonra

kararırlar). Bunların temizliği de kolaydır. İçinde kuzu kulağı pişirin veya süt kaynatın. Bozulan rengi

eski haline dönecektir. Biraz zeytinyağı ile birkaç damla alkolü karıştırın ve yumuşak bir bezle

alüminyum kaplarınıza sürün. Pırıl pırıl olacaklardır.

Ampullerın temızlığı

En iyi temizleyici alkoldür. Ancak ampulün yüzeyi pütürlüyse bir kesilmiş soğan parçasıyla silin, sonra

nemli bir bezle temizleyin. Ampulü temizledikten sonra ışığı yakmadan, üzerine bir iki damla parfüm

sürün. Eviniz mis gibi kokacaktır.

At kestanesı

Elleriniz için:at kestanesi tozu ile ellerinizi yıkarsanız beyaz ve yumuşak olmalarını sağlarsınız.

Çamaşırlar için: özellikle beyaz çamaşırları at kestanesi suyuyla yıkarsanız kar gibi beyaz olurlar. Ayrıca,

at kestanesiyle yıkanan çamaşırlar nemliyken ütülenirse kolalı gibi olur.

Ayakkabıdakı lekeler su lekesı

boyamadan önce vazelin

sürün.

Küf lekelerı

Bir beze gliserin sürerek lekeleri silin.

Spor ayakkabilar:

Benzine batırılmış, eski diş fırçasıyla temizleyin.

Açik renk ayakkabilar:

Üzerindeki lekeler benzine batırılmış bir bezle silinirse yok olurlar.

Koyu renk ayakkabilar:

Üzerlerindeki lekeleri alkole batırılmış bezle temizleyin. Lekeler yok olacağı gibi ayakkabılarınız pırıl pırıl

gözükecektir.

Vernikli ayakkabilar:

Süt ve limon suyu en tesirli temizlik maddesidir.

Süet ayakkabilar:

Süet ayakkabıların dökülen tüylerini kabartmak için onları, su buharına tutun. Sakın ıslakken

rçalamayın. İyice kuruyunca tel

rçayla fırçalayın.

Rugan ayakkabilar:

Çatlamalarını önlemek için zeytinyağı veya vazelin sürün. Sıcaklık çatlamalarına sebep olacağı için serin

yerde saklayın.

Kahverengi ayakkabilar:

Rengini değiştirip siyaha boyamak isterseniz önce çiğ patatesle ovalayın sonra siyah cila sürün.

Ayna temızlığı

Aynanızı temizlemenin iki basit yolunu sıralayalım.

- top haline getirdiğiniz gazete kağıdını, 2 ölçü su ve 1,5 ölçü sirke karışımına batırarak bununla

aynanızı silin, sonra kuru bir

Bezle kurulayın.

-yarıya kesilmiş çiğ patatesle aynayı ovalayın. Sonra içine az miktarda alkol katılmış suyla durulayın.

Sinekler karşı: aynayı temizlediğiniz son suya alkol katarsanız sineklerin konmasını engellersiniz.

Balmumu lekesı

Lekeli yere bir kurutma kağıdı yerleştirip, balmumunu emmesi için üstünde sıcak ütüyü gezdirin.

Blucınlerın rengı

Rengini devamlı olarak açılmasını istemiyorsanız, yeniyken içine bol miktarda tuz atılmış soğuk suda

12 saat kadar bırakın. Renginin belirgin bir sabitlik kazandığını göreceksiniz.

Boya temızlıgı

Kokusundan rahatsız olursanız, taze boya kokusunu yok etmek için iki çareden

yararlanabilirsiniz. -boya kutusuna, litre başına 2 çorba kaşığı vanilya karıştırın.

-veya boyadığınız odaya, içinde kesik bir soğan bulunan soğuk su dolu

bir kap yerleştirin. Ekmek içiyle doldurulmuş bir tabak da aynı işi

görecektir.

Duvar temızlığı

Oda duvarlarını temizlemek daima can sıkıcı işler arasında yer alır. Üstelik bu işin püf noktaları

bilinmiyorsa?

- Odanın ortasına, kaynar su dolu bir kap bırakın. Kapı ve pencereleri iyice kapatın. Meydana

gelecek buhar duvarları nemlendireceğinden temizlik işiniz oldukça kolaylaşacaktır.

- Mutfak duvarlarının temizliği için kullanacağınız sabunlu suya bolca tuz ilave edin. Böylece

duvarlardaki yağ ve is lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz.

- Boyalı duvarlarınızı, iyice yıkayıp kuruttuktan sonra, nişastalı suya batırdığıız süngerle silin.

Böylelikle bir sonraki temizlik işlemini kolaylaştırmış olursunuz.

Parmak ızlerı

- Duvarın boyasına zarar vermeden bu sevimsiz parmak izlerinden kurtulabilirsiniz.

- İzleri kesilmiş patates parçasıyla ovuşturun.

- Parafine buladığınız bir bezle silerseniz parmak izlerinin çıktıklarını görürsünüz.

Cam üzerındekı boya lekelerı

- er lekeler küçükse, bunları jiletle kazıyarak çıkartabilirsiniz.

- Daha inatçı ve büyük boya lekelerini önce alkolle ıslatın, sonra jiletle kazıyın.

Kumaş üzerındekı boya lekelerı

- Leke henüz oluşmuşsa, yani tazeyse en etkili temizleyici madde terebentindir.

- Leke kurumuşsa, sabunlu suyla yıkayın ve birkaç saat bu suda bırakın. Boya iyice yumuşayınca bir

çakla kazıyın, sonra terebentinle silin.

Böcek ölülerı leke yapmışsa

- Beyaz çamaşırlar: çamaşır suyuyla yıkayın.

- Renkli kumaşlar: lekeyi ılık suyla ıslatın, sonra amonyaklı suyla fırçalayın.

Cevız lekesı

Taze ceviz lekesinin ellerde bıraktığı sevimsiz lekeyi çıkarmak için pamuklu bir bez parçasını sirkeye

batırıp lekelere sürtün. Sonra ellerinizi soğuk suyla yıkayın.

Cezvedekı lekeler

Cezvenizdeki kahve lekelerini tuzla ovarsanız hemen çıkarlar.

Çamaşırlar

Yeni çamaşırlar: yeni çamaşırlarınızın apresini bozmak için, bunları sodalı veya tuzlu ılık suya batırın.

Kaynatırken: çamaşır kaynatırken oluşan buharı önlemek için, tülbent içine koyduğunuz defne

yapraklarını kaynama suyuna

Atınız.

Beyazlık: beyaz çamaşırlarınızı kaynattığınız suya birkaç yumurta kabuğu atarsanız kar gibi beyaz

olmalarını sağlarsınız.

Sararmışsa: çamaşırlarınızın kat yerlerinde oluşan sarı çizgileri yok etmek için, bunları çiğ sütle ıslatın.

Güneşte kuruttuktan

Sonra yıkayın.

Renk: keten çamaşırlarınızın, nazik trikolarınızın, bluzlarınızın ilk günkü parlaklıklarını ve güzel renklerini

devam ettirmek

İstiyorsanız, son durulama suyuna beyaz sirke ilave edin.

Çamur lekesı

Hiçbir zaman elbiseyi hemen fırçalamayın. Çünkü çamur lekesi genellikle kuruyunca hafif bir

rçalamayla çıkarlar. Eğer leke çıkmamakta ısrar ederse, eşit miktardaki su ve sirke karışımıyla

silin.

Çantalar

Deri çantalar:

- Çantalarınızı cilalayarak yağmur lekelerine karşı koruyun.

- er, bu kurala uymadınızsa ve yağmur çantanızda sevimsiz lekeler oluşturduysa, çantanızı kısa bir

müddet kaynar su buharına tutun. Kurur kurumaz da, ihmal etmeden hemen cilalayın.

Güderi çantalar:

Rutubet, güderi çanta ve eldivenlerinizde küf izleri oluşturabilir. Fakat gliserinle fırçalarsanız bu

kusuru yok edebilirsiniz.

Çay

Kumaş üzerindeki lekeler

- Beyaz kumaşta: limon suyuyla silin. Sonra soğuk suyla durulayın.

- Renkli kumaşta : taze lekeyi yumurta sarısını suyla karıştırarak ovuşturun. Leke eskiyse, gliserinli

suyla silmeniz gerekir. Halı üzerindeki lekeler: eşit ölçekteki alkol ve sirke karışımıyla lekeli yerleri

siliniz.

Çımento lekesı

Yerdeki çimento lekelerinin üzerilerine sıcak alkol sirkesi dökün. Kuvvetli fırçaladığınızda yok olduklarını

göreceksiniz.

Çıklet yapıştıysa

Kendimiz çiğnemesek de elbisemize her an bir çiklet yapışması olağandır. Çikletin yapıştığı yerin tam

altına isabet eden yerine naylona sarılmış bir miktar buz koyun. Biraz bekleyin buzun soğutucu

etkisiyle çiklet donar. Sonra bir fırçayla bu donan çikleti fırçalarsanız, hepsi yapıştığı yerden çıkar.

Çıkolata lekesı

Kumaş üzerindeki leke

- Çikolata lekesini temizlemenin en iyi yolu gliserinle ovuşturup yağ emici iki kağıt arasında bir

müddet bırakarak yağının iyice emilmesini sağlamaktır.

- er bu yeterli olmazsa ve lekelenen kumaş rengi bozulmayan cinsten ise lekeli kısmı suyla

karıştırdığınız 90 derecelik alkolle silin.

Halı üzerindeki leke

Sabunlu suyla lekenin dış kısmından başlayarak içe doğru silin. Üzerine talk pudrası döküp bir müddet

bekleyin. Süpürdükten

Sonra eşit miktarlardaki su ve alkol karışımıyla silin.

Etek ve pantolondaki parlaklıkların giderilmesi

Kabuğu soyulmuş patatesi iyice yıkadıktan sonra ikiye bölün. Bu kestiğiniz tarafı kumaşın parlak yerine

sürmeye başlayın. Birkaç

Kez tekrarladığınız bu işlemden sonra eteğinizi kurumaya bırakın. İyice kuruduktan sonra da bir fırçayla

rçalayın. Kumaştaki

Parlaklıktan eser kalmadığını göreceksiniz.

Fondöten lekesi:

Elbisenize bulaşan fondöten leke bırakmışsa, bunu etere batırılmış bir bezle silin. Oluşan hare sabunlu

suyla yıkanınca yok

Olacaktır.

Kan lekesi:

Hiç denememeniz gereken usul kan lekesini çıkartmak için sıcak su kullanmaktır. Lekenin pişerek daha

fazla yerleşmesine yol

Açar sıcak su. Oysa bazı özel yollarla kan lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz.

-beyaz kumaşlarda: lekeyi oksijenli suyla ıslatın. Sonra sabunlu ılık suda yıkayın.

-renkli kumaşlarda: nişastayı suyla karıştırarak bir hamur yapın. Bunu lekeli yere sürerek kurumasını

bekleyin. Sonra

rçalayarak temizleyin. Bir başka usul de aspirin tabletini azıcık suyla eritip lekeli yeri bununla

örtmektir. İyice kuruyunca

rçalayarak temizlersiniz.

-halıda kan lekesi: lekeli yerleri beyaz sirkeyle ovuşturun.

Kahve lekesı

Leke henüz oluşmuşsa üzerine biraz tuz dökün.

Beyaz pamuklu kumaşta:lekeyi sabunlu su ile çıkaramazsanız, oksijenli su ile silin. Bu da yeterli

olmazsa çamaşır suyu

Kullanmaktan başka çareniz yok demektir.

Renkli kumaşta: lekeyi çıkartmak için birkaç yol deneyebilirsiniz. -lekeli kısma biraz gliserin sürün ve ılık

suyla durulayın.

Nazik kumaşlar için: şu karışımı deneyebilirsiniz. Sıcak suya bir yumurta sarısı ve birkaç damla gliserin

katın. Bununla lekeli kısmı

Silin ve ılık suyla durulayın.

Halı üzerinde: lekeli yeri, eşit miktarlardaki alkol ve beyaz sirke karışımıyla silin.

Cilalı ahşap üzerinde: oksijenli suyla silin. Sonra lekeli yeri cilalayın .

Mermer üzerındekı lekeler

Boyalı lekeler:

Meyva, kahve, içki ve nikotin lekeleri içine birkaç damla amonyak katılmış çamaşır suyuyla

ovuşturulunca yok olurlar. Sonra duru

Suyla silmeyi ihmal etmeyin.

Mürekkep lekesi:

Birkaç damla amonyak ve %20 oranında oksijenli su karışımıyla lekeleri ovun. Kuruyunca

mermerlerinizi yumuşak bir bezle

Parlatın.

Yağ lekeleri:

Mermer üzerindeki yağ lekelerini çıkartmak için benzin kullanın. Ancak bu işi ateşten uzakta yapmayı

sakın ihmal etmeyin.

Sararan mermerler:

Sabunlu suyla silin. Sonra tuz katılmış limon suyuyla ovuşturun. Durulatıp kurutunpas lekelerı

Oksalit asit pas lekeleri için birebirdir. Bir kaşık oksalit asidi az miktardaki sıcak su içinde eritin. Buna

batırdığınız bir bezle lekeli

Yerleri ovun.

Beyaz mermerler:

Bol tuz ilave edilmiş limon suyuyla ovun. Bir fanila parçasıyla parlatın.

Meyva lekelerı

Beyaz kumaş üzerindeki leke:

Lekeyi amonyaklı suyla yıkayın. Çıkmazsa, çamaşır suyu ilave ettiğiniz sabunlu suya batırıp lekeli kısmı

ovuşturun.

Renkli kumaş üzerindeki leke

-90 derecelik alkol,

-amonyak ilave edilmiş oksijenli su,

-ekşimiş süt: iki-üç saat leke üzerinde bırakacağınız ekşimiş süt, meyva lekesini çıkartacaktır.

Renkli kumaş üzerindeki meyva lekelerini bu sıraladığımız malzemelerden elinizin altında bulunanı veya

kolayınıza geleni ile

Temizleyebilirsiniz.

Sentetik kumaştaki leke:

-limon suyu

-beyaz sirke

-hafif amonyaklı su

Bu malzemelerden herhangi birisine batırdığınız bir pamuk parçasıyla lekeyi silin. Ancak bu işi yapmadan

önce lekeli kısmın altına

Bir kumaş parçası koymayı unutmayın.

Yünlü ve ipekli kumaştaki leke:

Lekeli kısmın altına su emen bir kumaş parçası yerleştirin ve lekeyi beyaz sirkeyle silin.

Eldeki lekeler:

Ellerinizdeki meyva lekelerini sirkeyle yıkar veya silerseniz kolayca çıkarabilirsiniz.

Mobılyalardakı lekeler

Boyalı mobilyalarda;

Su lekeleri:mantar tıpayla ovun.

Sinek pisliği: kahve telvesiyle lekeleri silin veya sirkeyle ovun.

Şeker lekesi: ılık suyla hafifçe sulndırılmış kahve telveleri kolayca temizler.

Cilalı mobilyalarda;

Su lekeleri: eşit miktardaki zeytinyağı ve 90 derecelik alkolü karıştırıp buna batıracağınız bezle

ovuşturursanız lekeleri yok edebilirsiniz. Eğer mobilyanızın cilası hafif bozulduysa zeytinyağı ve sigara

külü karışımına batırdığınız bir bezle daireler çizerek yenileyin cilasını.

cak tabak izi: üzerine terebentin sürün ve kaynamamış ketenyağıyla ovun. Sonra temiz ve yumuşak

bir bezle parlatın.

Mum lekeleri:

Cilalı ahşapta: bir karton parçasıyla kazıyarak mümkün olduğu kadarını çıkarın. Sonra sıcak suyla ovun.

it oranlardaki

Terebentin ve ketenyağı karışımına batırdığınız bezle lekeyi ıslatın. Kuruduktan sonra parlatın.

Vernikli mobilyada: kartonla kazıdıktan sonra petrole batırdığınız bir bezle silin.

Örtüde: mumun koparabildiğiniz kadarını kaldırın örtüyü yıkayın. Kuruduktan sonra ütülerken mum

lekesinin bulunduğu yeri iki

Kurutma kağıdı arasına koyun.

Mürekkep lekesı

Deri eşya üzerinde: biraz limon suyuyla lekeyi fırçalayın. Kağıt üzerinde: lekeli kağıdın altına kurutma

kağıdı koyun. Lekenin

Üzerine birkaç damla oksijenli su sıkın. Sonra kuru bir pamuk parçasıyla kurutun.

Kumaş üzerinde:

-dayanıklı bir kumaşsa: biraz limon suyu ve ılık sütle silin. Durulanınca leke yok olacaktır.

-nazik bir kumaşsa: leke kuruyunca, üzerine talk pudrası dökün. Kaybolana kadar fırçalayın.

-beyaz çamaşırda: hemen lekenin üzerine sulandırılmış hardalı yayın. Yarım saat kadar bekleyip,

süngerle lekeli yeri yıkayın.

Mobilya üzerinde:

-eğer leke tazeyse içine çiğ süt veya limon suyu ilave ettiğiniz sıcak su yeterli olacaktır.

-leke eskiyse zımpara kağıdı ile kazıyın. Muntazam daireler çizerek mantar tıpayla parlatın.

Parmaktakı lekeler

En etkilisi domates suyuyla ovmaktır.

rmızı mürekkep lekesi:üzerine hardal sürüp birkaç saat öylece bırakın. Kırmızı mürekkep lekesinden

sizi kurtaracak en iyi

Malzeme budur.

Nikotin

Eldeki nikotin lekeleri

-leke belirsizse biraz limon suyu ile ovuşturmak size yeterli olacaktır.

-leke daha ciddiyse çamaşır suyuna başvurmanız gerekir.

-leke oldukça koyuysa şu hamurdan yararlanın: bir çorba kaşığı bikoarbonat dö sud, bir çorba kaşığı

ponza taşı pudrası ve

Birkaç damla limon suyunu karıştırın. Bununla elinizi iyice ovuşturun.

Kumaştaki nikotin lekesi:

Leke yok olana kadar 90 derecelik alkole batırdığınız bir bezle ovun.

Küllük üzerindeki lekeler

kadığınız halde küllükteki lekeler çıkmadılarsa, bunları ince tuza batırdığınız bir mantar tıpayla ovun.

Oje lekesı

-aseton ile

-veya eşit ölçülerdeki alkol ve eter karışımı ile çıkartabilirsiniz. Her iki halde de lekenin altına 4-5 kat

katlanmış beyaz bir bez koyun. Lekeyi silerken bu bez kirleneceğinden, kirin elbiseye geçmemesi için,

kontrol edin ve lekenin altına bezin temiz kısımlarının kaydırın. Leke hemen çıkmazsa bu işlemi bir daha

tekrarlayın. Sonra asetonu uçurarak leke bırakmasını önleyin.

Ot lekesı

Lekeyi ıslattıktan sonra üzerine eşit miktarda sofra tuzu ve kırımtartar serpin. Güneşte kurusun.

Pas lekesı

Sentetik olmayan kumaşlardaki lekeler:

-tuzlu limon suyuyla ovuşturun. Sonra içine biraz amonyak katılmış suyla silin ve durulayın.

-lekeli kısmı suyla ıslatın ve kaynar su buharına tutun. Kuzu kulağı ile ovun, sıcak su ile durulayın.

Sentetik kumaşlardaki pas lekeleri:

Diğer kumaşlardan daha çok dikkat gerekir, en etkili çözüm lekeli kısmı biraz limonla ovmaktır.

Ruj lekesı

-ruj lekeli kumaşı etere batırılmış bir pamukla silmek ve bu işlemi birkaç kez tekrarlamak gerekir. Ancak

bu işlemi yaparken ateşten uzakta durmakta fayda vardır. Eter çok yanıcı bir maddedir. -lekenin

üzerine sabun sürün ve bir saat öyle bırakın. Sonra yıkayın. -üzerine pamukla oksijenli su damlatın.

Sonra suyla durulayın.

Sebze ayıklarken ellerdekı lekeler

Sebzeleri ayıklarken ellerde oluşan lekeler, ellerimizi yıkadıktan sonra bile temizlenmezler. Fakat portakal

kabuğuyla ovarsak hemen kurtuluruz bu sevimsiz lekelerden.

Süt lekesı

-yıkanabilen kumaştaysa sabunlu bezle silin.

-yıkanmaz kumaştaysa benzine batırılmış bir bezle bastırmadan silin. Elin hafif temasıyla benzini uçurun.

Sonra ılık suda durulayın ve nemli bezle tersinden ütüleyin.

Su lekesı

Bilirsiniz, su da leke yapar. İpekli ya da pamuklu kumaşlardaki su lekesini çıkartmak için lekeli yerleri

bir bardak ya da şişenin dibiyle ovun. Fanilalarla yünlüleri ütülemek yeterlidir.

Şarap lekesı

Beyaz kumaşta şarap lekesi:

-kumaşı bir süre kaynamakta olan süte batırın sonra yıkayın.

-örtünün üzerine dökülür dökülmez hemen tuz serpin. İlk yıkamada çıkacaktır. İnatçılık ederse, yıkama

suyuna biraz çamaşır

Suyu katınız.

Renkli kumaşta şarap lekesi:

Lekeli kısmı amonyaklı soğuk suya batırın. Beyaz pamuklu örtüde: hemen lekeli kısmı beyaz şarapla

ıslatın.

Tentürdıyot lekesı

Leke yeni ise, alkol yararlıdır. Eğer eski ise, benzin vb. Şeyler ya da oksijenli su kullanılır.

Tereyağı lekesı

-sentetik kumaşta: sabunlu su yeterli olacaktır.

Pamuklu ve beyaz kumaşta: yıkamadan önce kuru sabun sürtün.

Yünlü veya ipeklide: talk pudrası ve tebeşir tozundan yararlanın.

Terleme lekesı

-beyaz renkli elbiselerde: asitoksalitle silin. Durulayın,

Sonra oksijenli su ile silin.

-nazik kumaşlarda: hafif amonyaklı veya limonlu su yeterli olabilir.

-yünlü kumaşta: kumaşı birkaç saat sirkeli soğuk suda bırakarak lekeleri temizleyebilirsiniz.

Ütüde sararan çamaşır

Sararan kısmı nemlendirin. Üstüne mısır nişastası serpin. Sonra yine bir bez aracılığıyla ütünüzle

kurutun. Leke yok olacaktır. Bir başka yol da sararan kısmı oksijenli su ile ıslatıp, yine ütüyle

kurutmaktır yağ lekesı

çrayan yağlar:

zartma yaparken ne kadar dikkat etsek de tamamen engelleyemeyiz. Bunları temizlemek için en

etkili temizleyici ispirtodur. Zeytinyagı lekesi ni elbiseden çıkartmak için sakın su ya da kolonya

kullanmayın. Hemen bir lokma ekmek içini yuvarlayıp lekenin üstünde gezdirin. Çıkacaktır.

Yumurta lekesı

-yumurta lekelerini çıkartmak için suyu soğuk olarak kullanmanız şarttır.

-genellikle sabunlu su yeterli oluyorsa da beyaz kumaşlarınız için biraz çamaşır suyu ilave edebilirsiniz.

-kesik limonla lekeli yerleri ovun.

-suda haşlayarak ezdiğiniz bir parça patatesle ovuşturun.

-içinde çakıl bulunmayan nemli toprakla yumurta lekelerini silin.

Zamk lekesı

Çıkartmak istediğiniz lekenin altına su emici bir kumaş parçası koyun ve lekeli kısmı beyaz sirkeye

batırılmış bir bezle silin sonra durulayın.

ft lekesı

Üstüne vazelin sürüp bir saat bekletmek sonra da lekeyi her eczaneden rahatlıkla bulabileceğiniz eterle

silmeniz gerekmektedir lekelerden kurtulun...

Pratik bilgiler

Ütünün sararttığı çamaşırın sararan kısmını nemlendirin. Üstüne mısır nişastası serpin. Sonra, bir bez

aracılığıyla, nemli kısmı ütü İle kurutun. Leke yok olur.

Deri kaplı mobilyalar portakal ve ya limon kabuğuyla ovulursa yeni görünüşlü olur.

kanabilir kumaşlarda kahve lekesini çıkarmanın en kolay yolu saf gliserin ile ovmaktır. Yarım saat

bekledikten sonra her Zamanki gibi yıkayın.

Kaplardaki kireci temizlemek için kabın içine yumurta kabuklarını bırakıp kaynatın.veya bir miktar sirke

döküp kaynatın. Kireç'in Yok olduğunu göreceksiniz.

Kadife kaplı koltukların kadifeleri sirkeli suyla silinirse parlar.

Lavabonuzdan gelen kötü kokuyu gidermek için içine bir avuç kaya tuzu atın. Koku yok olacaktır.

Kurumamış kan lekesinin üzerine biraz nişasta serpmek ve nişasta kuruduktan sonra fırçalamanız

yeterlidir. Kurumuş lekeler için De bir litre suya katacağınız iki yemek kaşığı amonyak işinizi görecektir.

Leke bu karışım ile fazla bastırılmadan silinirse yok Olacaktır.

İçinde yağ beklemiş şişeleri temizlemek için şişenin içerisine sirke ile parça halinde kaya tuzu atmalı ve

iyice sallamalı. Bol su ile Çalkaladıktan sonra şişeler ilk hali gibi olur.

Meyve suları örtünün üstüne dökülür dökülmez tuz serpin .yıkadığınız zaman tertemiz olacaktır.

Limon kolonyası kullanarak oluşan çay lekesini çıkarabilirsiniz.

Halınız yağ lekesi olmuşsa karbonatla bunu temizleyebilirsiniz.yağın üstüne bol karbonat döküp, biraz

ovmak yeter, kuruduktan Sonra iyice fırçalayın. Lekenin yok olduğunu göreceksiniz.

Muşamba ve marleylerdeki ayakkabı izleri ile diğer lekeleri çıkarmak için tiner kullanılır. Tiner

bulunmadığı zamanlarda ise sirke Aynı işi yapacak güçtedir.

İçinde yumurta kaynattığınız su mineral bakımından oldukça zengin olduğu için soğuduktan sonra

bitkilerinizi sulayabilirsiniz.

kanan lavabolarınızı kaynar sodalı su ile açabiliriniz. Tıkalı yere döküp bir müddet bekleyin.

Donmuş camlarınızı tuza batırılmış nemli bezle silerseniz buzu rahat çözersiniz.

Kumaşlardaki tükenmez kalem lekelerini ispirtoyla silerek veya kumaşın o kısmını ispirtoya yatırarak

çıkarabilirsiniz.

Bir bezi gliserine batırarak camları bu bezle silerseniz, gliserin camların terlemesine ve suyun süzülerek

yerleri kirletmesine engel Olur.

er yıkanmayacak kumaşınız ruj lekesi olduysa alkolle silerek kolayca çıkarabilirsiniz.

Paslanmış demir malzemenizin üzerine bir miktar çinko parçası ekledikten sonra az miktarda sülfürik

asit koyulmuş su içerisinde Bekletirseniz pastan tamamen kurtulabilirsiniz.

Yağlı boya lekelerinden kurtulmak için lekeyi eter veya asetonlu bezle silmeniz yeterli olacaktır.

Giysilerinizde oluşan ter lekelerini amonyak şişesinin ağzına tutarak temizleyebilirisiniz. Kokuyu ise

yarım çay kaşığı sirke Karıştırılmış suya batırılan süngerle silerek yok edebilirsiniz.

Şarap lekesi taze ise lekeye tuz dökülür .eğer leke beklemiş ise oksalik asit veya amonyak çözeltisi ila

leke yok edilebilir Eğer lekeleri temizledikten sonra o bölgede renk açılması var ise o bölge seyreltik

asetik asit çözeltisine batırılmış sünger ile Silinirse rengin eski halini alması sağlanır.

Gümüşlerinizi 20 ml su içerisinde 10 g tebeşir tozu ve 10 g amonyak çözündürülerek hazırladığınız

karışım ile ovabilirsiniz.

İpekli, yünlü kumaşlarınız baz çözeltilerinden, pamuklu, keten ve kenevir elyaf ise asit çözeltilerinde

zarar görmektedir.

Organik leke çıkarıcılar (aseton, alkol, benzin, karbon tetraklorür, kloroform, eter) kullanıldıktan sonra

bölge kuru bezle iyice Kurutulmalıdır.

Elbisenizdeki fondöten lekesini, etere batırılmış bir bezle sildikten sonra sabunlu suyla yıkayın. Leke

yok olacaktır.

Salça ve keççap lekesini yok etmek için sıcak su ile gliserini eşit miktarlarda karıştırın. Kumaşı bir saat

boyunca bu karışımda Beklettikten sonra her zaman kullandığınız deterjan ile yıkayın.

Terleme lekesi beyaz kumaşta ise oksalik asitle silin, durulayın, sonra oksijenli su ile silin. Nazik

kumaşta ise hafif amonyaklı Veya limonlu su ile silin.yünlü kumaşta kumaşı birkaç saat sirkeli soğuk

suda beklettikten sonra lekeyi temizleyebilirsiniz.

Adaçayı

Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça

yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi,

et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk

ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa

ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların

kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.

Anason

Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun

anayurdu mısır'dır.

Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta,

gevreklerde,

Çöreklerde kullanılır. Avrupa'da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin'de ve vietnam'da

yetişen "

ldızanasonu " ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona

benzediğinden bu ad Verilmiştir.

Ardıç

Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak

yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da

çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde

kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için

kullanılır. Ülkemizde de " tükenmez " adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de

mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.

Benmari

İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek

Biber

Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri

olan bir bitkidir.

Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:

Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa

veya güneşte

Kurutulursa kızarır.

Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.

Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.

Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte

kurutulunca kızarır.

Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, avrupa'da paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır

ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur.

Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna " kırmızıbiber "

adı verilir ve " çok acı ", " acı ", " az acı " ve " tatlı " olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates

biberinden " biber salçası " yapılır. Biber salçası güney anadolu'da çok kullanılmaktadır. Bazı

bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.

Biberiye

Ballıbabagillerden, akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak

görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün

örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında

bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes

hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi

için kullanılır.

Cevz-i bevva

Ülkemizde bazı baharatçılar buna " küçük hindistancevizi " demektelerse de bildiğimiz

hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i

bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki

yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve

sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden

cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.

Defne

Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır.

Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla doğu anadolu

bölgesi' nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan türk mutfağında ve

diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av

hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin

de önemli malzemesidir. Avrupa' da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç

defneyaprağı konulur.

Dereotu

Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz

salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır.

Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye' de ve akdeniz ülkelerinde çok yetişir.

Fesleğen

Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu hindistan'dır.

Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda

yetiştirilmektedir. Fesleğen türk mutfağı' nda pek fazla kullanılmaz. Ama avrupa ülkelerinde domates

salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin

yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.

Frenk maydanozu

Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm' ye kadar ulaşan frenk

maydanozunun anayurdu avrupa'dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara,

soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde

de yararlanılır.

Hardal

Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna

getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara

etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.

Kakule

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan

tohumları

Mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz

söktürücü özelliği

Vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. Abd'de güzel koku vermesi için

çikletlere de kakule

Katılmaktadır.

Karabiber

Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir

tropikal bölge

Bitkisidir. En çok güney asya'da ve endonezya'da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir

tadı vardır.

Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür.

Ancak mideye

Zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.

Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline

getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde

pek bilinmemesine karşın avrupa'da karabiberin beyazı, yani " beyaz biber " de çok kullannılır.

Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte

kurutulmasıyla elde edilir.

Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya

kireçli suda

Bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.

Karanfil

Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, filipinler ve afrika'da yetişir

Küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya

dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde,

dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna

hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı

anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil

bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır.

Kekik

Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak

durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok

yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında

kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.

Kereviz

Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve

kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek

kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de avrupa'da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok

yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da

kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: " san kereviz " ve " odesa kerevizi ".

Bunlardan makbul olanı " odesa kerevizi " dir.

Kimyon

Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu akdeniz bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım

santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir

baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır.

Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu

bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla

kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan alsace sosisi de tıpkı türk sucuğu gibi ünlüdür.

Almanya'nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa'da

çok beğenilen kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat

kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.

Kişniş

Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan

bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama

kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda,

likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan " kişniş şekeri

" ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır.

Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve

salatalara doğranarak yenir.

Lassi

Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.

Maydanoz

Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri "

yaprak maydanoz ",

Diğeri " kök maydanoz " dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer

ülkelerin

Mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis

tabaklannın

Süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.

Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak

gerekir.

Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden

yararlanılmaktadır.

Mercanköşk

Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde "

merzenggş " olarak da

Adlandınlır. Anadolu'nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî

mercanköşke " farekulağı "

Da denilir. Ancak "farekulağı " denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka

bitkiyle

Kanştırmamak gerekir.

Mercanköşk, türk mutfağı'nda, olduğu kadar avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir

bitkidir. Sindirimi

Kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.

Nane

Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. "

yabanî nane ", " su nanesi ", yeşil nane " gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane " yeşil

nane " dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün akdeniz ülkelerinde

çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek

çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler

için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne

serpilir.

Rezene

Yakın zamana kadar " raziyane " adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna

benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. " denizrezenesi "

adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi

gibi maydanozgillerdendir.

Roka

Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek avrupa'da

yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle

birlikte yenir. Bazı avrupa ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın

süslenmesinde de kullamlır.

Safran

Süsengillerden, akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin

çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz,

zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür.

Akdeniz ve doğu ülkelerine tszgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı balkan

ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı

verilen tatlı yapılır.

Sumak

Ülkemizin bazı yerlerinde " somak " diye bilinen baharatın ağacı sıcak bislgelerde yetişir.

Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte

kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır.

Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş

taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:

Tarçın

Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney asya, orta amerika ve brezilya'da

yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır.

Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden

genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle

sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi

içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa

soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.

Tarhun

Doğu avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı

olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun

kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle

yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke

boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.

Tere

Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir.

Servis

Tabaklannda garnitür olarak da kullaınlır.

Turp

Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan

kökleri yenir. Türbun " karaturp ", " beyaz turp ", " yabanî turp ", " kınmzı turp ", " bayır turbu " gibi

birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü,

kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir.

Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü

çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık

büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe

kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir.

rmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ

yenir.

Vanilya

Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle orta ve güney amerika

ve madasgaskar'da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede

kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu

artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda,

dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika'da ve bazı avrupa ülkelerinde çeşitli

likörlere de konulur.

Yenibahar

Mersingillerden abd'nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu

meyveler

Kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.

Zencefil

Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle güney asya, orta

amerika ve brezilya'da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna

getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır.

Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır.

Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl " beyaz " ve "

esmer " olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl

esmer, kabuğu ayıklanan ktsksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.

Zerdeçal

Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı

andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna " hint safram " da denir. Safran pahalı olduğundan

genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan

zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.

Acı kırmızı toz biber : acı ve tatlı taze biberlerin kurutulup, dövülmesinden elde edilmiştir.sıcak yöre

yemeklerinin çoğunda kullanılır.

Adaçayı : ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Ege bölgesinde, çay yapılan bir aromalı ot. Avrupa

ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırmasında,

salamuralarda, etlerin dinlendirmesinde kullanılır.

Anason : anayurdu mısır olan anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük, yeşilimsi, taylı ve baharlı

bir tohumudur. Hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır.

Ardıç : kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı, yuvarlak yemişleri

bulunan bir ağaççıktır. Kümes hayvanlarının etlerinin pişirilmesinde ve dinlendirilen etlerde

kullanılmaktadır.

Beyaz toz biber : karabiberin dış kabuğu alınmış ve öğütülmüş olanıdır. Karabiberden daha keskin

kokuludur ama tadı karabibere göre daha hafiftir.

Biberiye : küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden

yapılan yemeklerde, et yemeklerinde ve soslarda kullanılır. Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

Çemenotu : sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda,

soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır.

Cevz-i bevva : sıcak bölgelerde yetişen bir ağacın bir yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve

tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır.

Çörekotu : çöreklerde ve ekmeklerin üzerine pişirilirken serpilir. Salatalarda da çörekotu kullanılabilir.

Defne : çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda ayrıca bazı

turşu ve konservelerde kullanılır.

Dereotu : maydonozdan sonra en çok kullanılan taze ot. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Birçok

salata ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılır.

Dolmalık fıstık : özellikle dolma içlerinde kullanılır.

Fasulye otu : özellikle kurufasulye ya da diğer baklagiller pişirilirken katılırsa lezzet veren bir ottur.

Frenk fesleğeni : nanegillerden tropik kökenli bir ot. Domatesle mükemmel bir uyumu vardır. Patlcan

ve biberli yemeklerle de önerilir. Sarmısakla birleştiğinde biberli bir tat kazanır.

Frenk maydanozu : yerli maydanozun kıvırcık yapraklısı. Kokusu daha hafiftir. Süslemeye çok

uygundur.

Hardal : bu bitkinin tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir

karışım yapılır. Izgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır.

Haşhaş tohumu : haşhaş bitkisinin tohumudur. Mavi-siyah veya beyaz renkte olur. Ekmek, çörek,

börek gibi fırın ürünlerinde kullanılır.ayrıca kavrularak salata, kanape, meze ve sebze yemeklerine de

katılır.

Hintcevizi : bir diğer adı müskat'tır. Beşamel sos ve benzerleri ile peynirli yemeklerde kullanılır. En

ince rendeden çekilir. Acımsı tadından ötürü çok küçük miktarlarda kullanılmalıdır.

Karabiber : kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemekte

bütün veya toz durumda kullanmak mümkündür.

Kakule : sıcak iklimlerde yetişen kakulenin tohumları küçük ve beyazımsı renktedir. İştah açıcı ve mide

bozukluklarını giderici özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır.

Karanfil : bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcukları kurutulur ve öğütülerek toz

haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Kompostolarda, bazı tatlılarda,

şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yahnilerde kullanılır. Elma ile ilginç bir

uyumu vardır.

Kerbel : bir maydanoz türüdür. Salatalarda kullanılır.

Kereviz : kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitkidir. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı

yerlerde yaprakları çiğ olarak da kullanılmaktadır.

Kekik : etlerde, ızgaralarda, sebzelerde ve balıklarda kullanılır. Özellikle çorbalarda nane gibi kekik de

bol kullanılır.

[b]kimyon : genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et

yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.

Kişniş : kişniş genellikle şuruplarda ve likörlerde kullanılmaktadır. Kişniş şekeri pastacılıkta ve bazı et

yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bitkinin yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.

Köftebaharı : köftelerde kullanılır.

Köri : kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı

biberden oluşan bir baharat karışımıdır.

Kuru tarhun : tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır.

Kuşüzümü : pilav, dolma içleri ve bazı tatlılarda kullanılır.

Maydanoz : her türlü salata ve yemekte kullanılır. Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı

soslarda ve yemek sularında bu köklerden yararlanılmaktadır.

Melisotu : salata veya taze meyveler ile kullanılır.

Mercanköşk : kekiğe çok yakın bir ottur. Salatalardan başka et yemeklerinde, sebzelerle de kullanılır.

Genellikle yemeğe pişmesine yakın konur. Sindirimi kolaylaştırıcı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi

sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.

Miskotu : kaz, ördek, yılanbalığı gibi yağlı yiyeceklerde ve yahnilerde kullanılır. Vermut tipi bazı

şarapların yapımında vazgeçilmez bir ottur.

Muskat : (küçük hindistan cevizi) kullanılan kısmı tohumudur. Itırlı bir tada ve kokuya sahip olan

muskat çok sert olduğundan rendelenmiş olarak da satılır. Antiseptik, iştah açıcı, mide ve kalbi

kuvvetlendirici ve safra taşlarının erimesine yardımcı özellikleri vardır.

Nane : çorbalardan sebzelere kadar birçok yemekte kullanılır. Etlerden koyun ve kuzuya

konulur.ayrıca genellikle salatalarda da kullanılır.

Pembebiber : özellikle soslarda, et ve balık yemeklerinde kullanılır.

Pimpinel : bir anason türüdür. Genellikle çorba, sebze ve balık yemeklerinde kullanılır.

Pul kırmızı biber : acı taze biberlerin kurutulup pul haline getirilmesi ile yapılır.

Rezene : anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu

bitkinin yemeği ve salatası yapılır.

Roka : yaprakları turp yaprağına benzeyen bir bitkidir. Salata olarak veya tava ve ızgarada pişirilmiş

balık yemekleriyle birlikte yenir. Ayrıca, servis tabaklarının süslemesinde de kullanılır.

Safran : safran, kullanıldığı yemeğe sapsarı bir renk verir. Keskin ve hafif acımsı bir tadı vardır. Bazı

balık ve deniz mahsulleri yahnilerinde, pilavlarda ve sütlü, pirinçli tatlılarda kullanılır. Zeytinyağında ise

hiç erimez. Ayrıca safrandan zerde adı verilen bir tatlı da yapılır.

Sumak : toz haline getirilerek kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tadı vardır. Kebaplara ve bazı salatalara

ekşilik vermek için kullanılır.

Susam : simit ve benzer çeşitli hamurlu yiyeceklerde ya da tahin yapmında kullanılır.

Tarçın (çubuk) : bazı pasta, kek, bisküviler ve sütlü tatlılarda ayrıca boza, salep gibi içeceklerde

kullanılmaktadır.

Tarhun : bazı soslarda, salçalı et yemeklerde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda kullanılır.

Tatlı kırmızı toz biber : tatlı kırmızı biberlerin kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilir. Pek çok

yemekte kullanılır.

Tere : bu bitkinin yaprakları genellikle salata olarak yenir. Servis tabakların süslenmelerinde de

kullanılır.

Toz tarçın : çubuk tarçının kullanıldığı her yerde kullanılır.

Vanilya : meksika kökenli bir baharat. Pastacılık ve şekercilikte krema, kek, dondurma, komposto,

poşe meyveler ve sütlü tatlıları lezzetlendirmek için kullanılır.

Yenibahar : kullanılan kısmı meyvesidir. İştah açıcı, gaz söktürücü ve kabıza karşı etkilidir. Mutfakta

ise etli yemeklerde, köfte, sosis, çeşitli tatlı ve dolmalarda kullanılır.

Zencefil : bir bitkinin toprak altında kalan gövdesinin kurutulmasıyla elde edilir. Genellikle şerbet,

meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır.

Zerdeçal : yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Et, balık, yumurtalı yemeklere katılır.

Ayrıca kimi zaman safranın yerine de kullanılmaktadır.

Çorbalar

Et suyu nasıl çıkarılır?

Malzemeler:

-dana kemiği

-1 soğan

-havuç

-kereviz veya maydanoz sapları

-1 kahve kaşığı tane karabiber

-2 defne yaprağı

Yapılışı:

1- kemikler yıkanıp bol su ile kaynatılır. Üzerinde biriken köpükler alınır.

2- soyulup dörde bölünmüş soğan, havuç, kereviz defne yaprağı ve maydanoz sapları konur. İyice

kaynatılır. Tel süzgeçten süzülür.

3- soğuyunca üzerinde biriken yağlar alınarak atılır.

sa bilgi:

Et suyu çıkarırken; çok az sirke ilave edilirse et suyu kalsiyum bakımından zengin olur.

 

Yorumlar 0
Copyright
Bugün : 25 - 32 - 57 | Dün : 136 - 267 - 402 | Toplam : 31855 - 57650 - 89497 | Üyeler : 0 - 627 | Online : 0 - 7
Onlineler :
Neler Yaptık | Hakkımızda | İletişim | SiteMaps | Rss
2oo6-2o11 © Copyright Yeni Nesil Dini Paylaşım Platformu 5 Yaşında
Yazılım Tasarım Cafer Çınar C.C.P. Sürüm 3.0
Er-Rufai.Net Yeni Nesil Dini Paylaşım Platformu

AKSARAY.TC -Delta Halı Yıkama - Bizimsite - Aksaray Bilisim - Ihlara - AxarayFm - siteni ekle
YASAL UYARI
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, mailler mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

 

Hızlı Sohbet